Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine dayandırılan rapora göre, Konut Fiyat Endeksi Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,0 artarken, yıllık bazda yüzde 26,4 yükselerek 219,72 seviyesine ulaştı.
Raporda, konutun yatırım aracı olarak Mart 2026 itibarıyla yüzde 7,7 getiri sağladığı belirtilirken, aynı dönemde BIST100 endeksinin yüzde 13,6, TL mevduatın ise yüzde 11,4 getiri sunduğu ifade edildi.

Konut fiyatlarındaki artışta inşaat maliyetlerindeki yükseliş ve talep tarafındaki dalgalanmaların etkili olduğu belirtilen raporda, kur ve enflasyon baskısının sektörde yukarı yönlü fiyat hareketlerini desteklediği kaydedildi.
Üç büyük ilde yıllık fiyat artışları incelendiğinde, İstanbul’da konut fiyatlarının yüzde 27,8 artışla 205,4 seviyesine, Ankara’da yüzde 30,4 artışla 243,0 seviyesine ve İzmir’de yüzde 24,3 artışla 214,3 seviyesine ulaştığı görüldü.
Yeni konutlarda fiyat artışının daha yüksek seyrettiği belirtilen rapora göre, Yeni Konutlar Fiyat Endeksi yıllık yüzde 28,4 artışla 224,8 seviyesine yükselirken, yeni olmayan konutlarda bu oran yüzde 26,3 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde birim konut fiyatları ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık yüzde 28,2 artarak metrekare başına ortalama 48.323 TL oldu. Bu rakam İstanbul’da 79.396 TL, Ankara’da 44.105 TL ve İzmir’de 52.510 TL olarak hesaplandı.
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise reel fiyat gelişmeleri oldu. Enflasyondan arındırılmış Konut Fiyat Endeksi’nin Mart ayında yıllık bazda yüzde 3,4 gerilediği belirtildi. Reel bazda düşüş eğiliminin 2024 Şubat ayından itibaren yeniden başladığı ifade edildi.
Değerlendirmede, yüksek enflasyonun hane halkı alım gücünü azaltarak konut talebini ve fiyat pazarlık gücünü zayıflattığı, buna rağmen nominal fiyatların artmaya devam ettiği belirtildi.
Makroekonomik çerçevede ise Türkiye ekonomisinin 2025 yılının son çeyreğinde yüzde 3,4 büyüdüğü, inşaat sektörünün 2022’de daraldıktan sonra 2023 ve 2024 yıllarında yeniden büyüme kaydettiği aktarıldı. Raporda, kentsel dönüşüm faaliyetleri, azalan konut stoku ve kira artışlarının sektördeki hareketliliği destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.

Uzun vadeli yatırım araçlarının karşılaştırıldığı analizde, 2010-2026 Mart döneminde en yüksek getirinin yüzde 12767 ile altın yatırımında elde edildiği, konutun ise kira getirisi ve fiyat artışları dahil yüzde 5393 ile ikinci sırada yer aldığı ifade edildi. Aynı dönemde dolar, euro ve BIST100 endeksinin de yüksek getiriler sunduğu, TL mevduatın ise görece daha düşük performans gösterdiği kaydedildi.
Raporda ayrıca küresel gelişmelerin ve ekonomik dalgalanmaların konut piyasası üzerindeki etkilerine de değinilerek, Covid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşı, kur hareketleri ve faiz politikalarının sektör dinamiklerini belirleyen önemli faktörler olduğu ifade edildi.
Bizim Menkul Değerler A.Ş. raporunda, artan maliyetler ve finansman koşullarının konut piyasası üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği, fiyat hareketlerinde ise enflasyonun etkisinin yakından izlenmesi gerektiği belirtildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 avrupanews.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.