Reklam
Tarih : 2026-11-03 08:53:53

Borsa İstanbul'da 11.000 puan eşiğinin aşılmasında enflasyon verisi belirleyici olacak

Küresel piyasalarda Asya borsalarında teknoloji ağırlıklı satışlar öne çıkarken, ABD vadeli endeksleri yataya yakın hareket ediyor. Japonya hariç MSCI Asya-Pasifik endeksi yaklaşık yüzde 0,9 geriledi. Kore ve Tayvan piyasalarındaki satışlarda yarı iletken şirketlerine yönelik baskı etkili oldu. Apple'ın bellek maliyetlerine ilişkin açıklamaları ve AMD bilançosu öncesinde yatırımcıların pozisyon azaltması, çip hisselerindeki kayıpları artırdı. Çin Merkez Bankası, döviz mevduatları için zorunlu karşılık oranını 15 Kasım'dan itibaren yüzde 4'ten yüzde 6'ya yükseltirken, kararın yuanı desteklemeyi ve finansal sistemdeki döviz likiditesini azaltmayı amaçladığı belirtildi. Avustralya Merkez Bankası da politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4,85'e çıkardı. Bu seviye, son 18 yılın en yüksek faiz oranı olarak kaydedildi.

ABD tahvil piyasasında 10 yıllık faiz sınırlı yükseliş gösterirken, güçlü imalat verileri ve ara seçimlerin ardından bütçe açığının büyüyebileceği beklentisi faizlerde aşağı yönlü hareketi zorlaştırıyor. ABD ISM imalat endeksi ekim ayında 54,5'ten 55,5'e yükselirken, üretim alt endeksi 59 ile Kasım 2021'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Girdi fiyatları endeksinin 75,2 seviyesinde yüksek kalması ise ekonomik büyümeyle birlikte enflasyon baskılarının da sürdüğüne işaret etti. ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerin sonuçlarının, vergi, tarife ve bütçe politikalarının geleceği açısından piyasaların yönü üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor. Seçimlerde Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senatoda çoğunluğu sağlaması, Kongrenin bölünmesi veya Cumhuriyetçilerin kontrolü koruması farklı piyasa senaryolarını gündeme getiriyor. Sonuçların kesinleşmesinin oy sayım süreçlerine bağlı olarak çarşamba sabahına veya daha ileri bir tarihe kalabileceği, bu nedenle vadeli piyasalarda oynaklığın artabileceği belirtildi.

Enerji piyasalarında ise Brent petrol, önceki gün yüzde 7'den fazla gerilemesinin ardından sabah saatlerinde 104,7 dolar civarında dengelendi. Petrol fiyatlarındaki düşüşte, İran ile Katar arasında yürütülen temasların ABD-İran savaşının sona ermesine ve Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normalleşmesine yönelik beklentileri güçlendirmesi etkili oldu. Bununla birlikte ABD'nin İran'ın Keşm Adası'na saldırdığına ilişkin haberlerin diplomatik sürecin henüz kalıcı bir anlaşmaya dönüşmediğini gösterdiği, bu nedenle petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı bir arz rahatlaması olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.

Yurt içinde açıklanan ekim ayı imalat PMI verileri, sanayi sektöründeki daralmanın sürdüğünü ortaya koydu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI endeksi, ekim ayında 47,9'dan 47,3'e gerileyerek haziran ayından bu yana en düşük seviyesine indi. İmalat sektöründeki daralma 31'inci aya ulaşırken, 10 sektörün yalnızca birinde üretim artışı kaydedildi. Yeni siparişlerdeki düşüşün hızlanması, üretimdeki gerilemenin son 4 ayın en yüksek hızına ulaşması ve maliyet baskılarının devam etmesi sanayideki zayıf görünümü destekleyen unsurlar oldu. Firmaların siparişlerdeki gerilemeye üretimi azaltarak ve stokları sınırlı tutarak karşılık verdiği belirtilirken, çalışan sayısındaki düşüş hızının haziran ayından bu yana en düşük seviyeye gerilemesi sınırlı olumlu gelişme olarak öne çıktı.

Analizde, sanayideki zayıflığın yalnızca geçici bir üretim dalgalanmasından kaynaklanmadığı, iç talep, dış rekabet, finansman koşulları ve maliyet yapısının şirketlerin faaliyetlerini aynı anda sınırladığı değerlendirildi. Üretim ve fiyat göstergeleri arasındaki ayrışmaya dikkat çekilen değerlendirmede, talep daralmasına rağmen maliyet baskılarının güçlü kalmasının şirketlerin kâr marjlarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Yüksek maliyetli stokların finansmanı ve tahsilat sürelerinin yönetimi nedeniyle işletme sermayesi ihtiyacının artabileceği, yeni siparişlerdeki zayıflığın devam etmesi halinde kapasite artırıcı yatırımların ve istihdam kararlarının ertelenebileceği kaydedildi.

Para politikası açısından da zorlu bir görünüm bulunduğuna işaret edilen analizde, bir tarafta zayıflayan talep ve üretimin ekonomik aktivitedeki soğumayı gösterdiği, diğer tarafta ise maliyet enflasyonunun güçlü seyrini koruduğu ifade edildi. Özellikle gıda sektöründe girdi fiyatları endeksinin ekim ayında 70,6'ya yükselerek eylül ayındaki 64 seviyesini aşması dikkat çekti. Elektrikli ve elektronik ürünlerde satış fiyatı artışlarının Şubat 2024'ten bu yana en yüksek hızına ulaşması da maliyetlerin nihai ürün fiyatlarına yansımasının sürdüğünü gösterdi.

TÜİK tarafından açıklanacak ekim ayı TÜFE ve Yİ-ÜFE verileri öncesinde piyasa beklentilerinin aylık TÜFE artışında yüzde 2,1-2,2, yıllık enflasyonda ise yaklaşık yüzde 29,3 seviyesinde yoğunlaştığı belirtildi. Önceki ay aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşmişti. Manşet enflasyonun yanı sıra gıda, kira ve hizmet enflasyonu ile mevsimsellikten arındırılmış ana eğilimin de yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle hizmet enflasyonunun yüksek kalmasının, yıllık enflasyondaki gerilemenin tek başına Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının politika değerlendirmeleri açısından yeterli olmayabileceğine işaret ettiği kaydedildi.

BIST 100 endeksinin teknik görünümüne ilişkin değerlendirmede ise enflasyonun beklentilerin altında gerçekleşmesi halinde 11.000-11.025 puan bölgesinin aşılabileceği ve endeksin 11.100-11.165 bandına doğru hareket edebileceği belirtildi. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda ise önceki günkü yükselişin geri verilerek 10.800 puanın, ardından 10.650 puan seviyesinin test edilebileceği öngörüldü.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 avrupanews.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.