Reklam
Tarih : 2026-09-10 15:41:28

Altay, COP31 kapsamında Okyanus ve Denizler Mavi Diyalog Programı’na katıldı

Dünya Belediyeler Birliği (UCLG) ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı, COP31 Yerel ve Bölgesel Yönetimlerden Sorumlu Özel Elçi Uğur İbrahim Altay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un başkanlığında Trabzon’da düzenlenen “Okyanus ve Denizler Mavi Diyalog Programı”na katıldı.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, “Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu”nda konuşan Altay, okyanusların, denizlerin ve kıyı bölgelerinin iklim gündemindeki yerinin güçlendirilmesi ve yerel yönetimlerin bu alandaki rolünün artırılması gerektiğini söyledi.

Program, COP31 sürecinde 10-11 Eylül tarihlerinde Trabzon’da düzenlenen Okyanuslar ve Denizler Zirvesi kapsamında gerçekleştirildi. 

Altay, toplantının COP31 sürecinde okyanusların, denizlerin ve kıyı bölgelerinin iklim gündemindeki yerini daha görünür hale getirmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Elçisi olarak üstlendiği görevi, şehirlerin küresel iklim gündemindeki sesini güçlendirecek bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade eden Altay, yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Altay, “Bu kapsamda COP31 Şehirler ve Yerel Yönetimler Elçisi olarak üstlendiğim sorumluluğu yalnızca şahsım adına değil, şehirlerimizin küresel iklim gündemindeki sesini daha güçlü kılacak önemli bir görev olarak görüyorum” dedi.

Konya açısından da sürecin yerel tecrübelerin uluslararası platformlara taşınması ve kentlerin iklim diplomasisine katkı sunması bakımından önem taşıdığını belirten Altay, COP31 kapsamında yerel yönetimlerin daha aktif şekilde sürece dahil edilmesi gerektiğini dile getirdi.

UCLG olarak çok düzeyli yönetişim yaklaşımını önemsediklerini belirten Altay, uluslararası kuruluşlar, hükümetler, yerel ve bölgesel yönetimler, özel sektör, akademi ve sivil toplum arasında etkin koordinasyon kurulmasının önemine dikkat çekti.

Altay, şehirlerin deneyimlerinin politika geliştirme süreçlerine daha güçlü şekilde yansıtılması gerektiğini belirterek, yerel düzeydeki başarılı uygulamaların farklı şehirler ve coğrafyalar arasında paylaşılmasının ortak hedeflere ulaşılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Okyanusların ve denizlerin karşı karşıya olduğu sorunların sınır tanımadığını ifade eden Altay, atıkların kaynağında azaltılması, etkin atık yönetimi, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması ile vatandaşların ve işletmelerin sürece daha fazla dahil edilmesinin önem taşıdığını kaydetti.

Altay, “Şehirlerin bu alandaki deneyimleri hepimiz için önemli bir bilgi ve uygulama kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

Yerel düzeyde geliştirilen çalışmaların görünür hale getirilmesi ve farklı kentlerin ihtiyaçlarına uyarlanarak yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Altay, toplantının farklı coğrafyalardan ve yönetim düzeylerinden gelen deneyimlerin paylaşılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Altay, toplantıda ortaya çıkacak görüşlerin küresel hedeflerin yerel düzeyde uygulanmasına, şehirlerin finansal ve teknik kapasitesinin güçlendirilmesine ve ortak deniz havzalarının korunmasına yönelik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Konuşmasının sonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’a yerel yönetimlere verdiği destek nedeniyle teşekkür eden Altay, toplantının yeni iş birliklerine ve ortaklıklara vesile olmasını diledi.

Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise Türkiye’nin denizlerle güçlü bağlara sahip olduğunu belirtti.

Uraloğlu, Türk milletinin Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizle güçlü bir ilişki kuran milletlerden biri olduğunu ifade ederek, denizlerin “Mavi Vatan” olarak görülmesinin de bunun bir sonucu olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılması ve düşük emisyonlu ulaşım türlerinin teşvik edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Uraloğlu, altyapı yatırımlarının da bu hedefleri destekleyecek şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.

Uraloğlu, tüm projelerde atık yönetiminin güçlendirildiğini, inşaat ve bakım süreçlerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımının artırıldığını, liman, havalimanı ve istasyonlarda sıfır atık uygulamalarının standart hale getirildiğini söyledi.

Denizcilikte sera gazı emisyonlarının takip edilmesi ve azaltılmasına yönelik adımlar atıldığını belirten Uraloğlu, limanlarda yeşil dönüşüm ile mavi karbon ekosistemlerinin korunmasının öncelikler arasında bulunduğunu ifade etti.

COP31 Başkanı Murat Kurum da programda yaptığı konuşmada iklim değişikliğinin Karadeniz ve diğer denizler üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Okyanusların 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olduğunu ve solunan havanın yaklaşık yarısını ürettiğini belirten Kurum, okyanus ekosistemlerindeki bozulmaların ekonomik maliyetinin 2050’ye kadar 400 milyar doları aşabileceğini söyledi.

Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini belirterek, mevcut çalışmaların olumlu sonuçlarına rağmen daha kapsamlı adımlara ihtiyaç olduğunu ifade etti.

COP31 Başkanlığı olarak ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendirmek istediklerini belirten Kurum, “Damladan vazgeç, okyanus ol” sözünü hatırlatarak, çözüm için sınırların aşılması ve meseleye bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi.

“Dünya bizden bugün artık eylem istiyor, icraat istiyor, sonuç istiyor” diyen Kurum, iklim değişikliğinin şehirler, ekonomi, üretim ve istihdam üzerindeki etkilerine karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kurum, Türkiye’nin denizlerin korunması konusunda elde ettiği tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazır olduğunu belirterek, ülkeler arasında daha güçlü iş birliği, bilgi ve deneyim paylaşımına ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 avrupanews.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.